1995 Üniversite Sınavlarında Çıkmış  Edebiyat Soruları

1995 Üniversite Sınavlarında Çıkmış  Dil Bilgisi Sorularını pdf formatında görüntülemek ve indirebilmek için tıklayınız...

1995- ÖSYM- ÇIKMIŞ DİLBİLGİSİ SORULARI

1. Marmara'da her yelken

Uçar gibi neşeli

Yukarıdaki dizelerde olduğu gibi, kimi sözler benzetme amacı gütmeden kendi anlamları dışında kullanılır.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu örnektekine benzer bir kullanım vardır?

A) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilâl

B) Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım

C) Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda

D) Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı

E) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda

 

 

 

 

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ikilemeyi oluşturan sözcükler tek başlarınakullanılamaz?

 

A) Yalan yanlış bilgileri doğru bir karar veremezsin.

B) Karşıdan, güçlü kuvvetli görünüyordu.

C) Mırın kırın etme de olanları anlat.

D) Aradan aşağı yukarı on yıl geçti.

 

www.dinledebiyat.com

E) İngilizceyi şöyle böyle bilir.

 

 

 

 

 

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

 

A) Gelecek hafta bugün yine buluşalım, dedi.

B) Az sonra beyaz bir at üstünde gelin göründü.

C) Çocuğunu uyutmak için odaya götürdü.

D) Bu boş sözleri dinlemekten bıkmıştı.

E) Akrabalarını görmek onlarla konuşmak istiyordu.

 

 

 

 

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme cümleye "zorlukla" anlamı katmıştır?

 

A) Gece gündüz demeden çalışıyordu.

B) Çamurlara bata çıka yürüdük.

C) Yaptığı yanlışı er geç anlayacak.

D) Bu işte onun da az çok payı var.

E) Olan oldu artık üzülme.

 

 

 

 

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işareti  (')  yanlış kullanılmıştır?

 

A) Siz’de toplantıya katılmalısınız.
B) TV’deki açık oturumu izledin mi?
C) 22.6.1955'te on sekiz yaşına gireceğim.
D) Dr. Sinan Bey’i mi arıyorsunuz?
E) İlkokul öğrencileri İzmir’in kurtuluşunu canlandırdı.

 

 

6. Dilin günlük yaşamdaki kullanımından uzağa düşen ürünler daha çok şiir alanında görülmektedir. Öyle ki (I) şairler arasında ortak dille şiir yazılamayacağına inananlar bile vardır. Kimi şairler (II) zaman zaman sözcüklerin seçimi, bir araya getirilişi, seslerin uyumu konusunda çok aşırı davranabiliyorlar (III) Nitekim (IV) bu yolda coşup, şiirde bulunması gereken özellikleri taşımayan şiirler yazanlar olmuştur. Ama şunu unutmamak gerekir (V) Şiirde biçimsel başarının anahtarı, kullanılan malzemeden çok onun kullanılışıdır.
Bu parçadaki numaralı yerlerden hangisine iki nokta (:) konulmalıdır?


A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

 

 

 

7. Doktorlar, (I)yaşlılıkda (II)spor yapmanın kişiyi (III)psikolojik ve (IV)fizyolojik bakımdan(V)rahatlattığını söylüyorlar.

Bu cümlede altı çizili sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır? 


A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

 

 

 

 

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yakınma” anlamı vardır?

 

A) Sınav sonuçları yarın açıklanır mı ki?
B) Bunu alsam beğenir mi ki?
C) Söylesem de beni dinlemez ki!
D) Bu olay onu o kadar üzdü ki…
E) Bu saatten sonra gelir mi ki?

 

 

 

 

9. (I) Yaşça sınıfın en küçüklerindendim. (II) Okumayı çok severdim. (III) Haftada en az bir kitap okurdum. (IV) Okuduklarım değişik türde kitaplardı. (V) Bunlar arasında en çok serüven romanlarından hoşlanırdım.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri neden-sonuç ilişkisiyle birbirine bağlıdır?

 

A) I. ve II.   B) II. ve III.   C) II. ve IV.   D) III. ve IV.   E) IV. ve V.

 

 

 

 

 

 

 

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “karşılaştırma” söz konusudur?

 

A) İyi bir şair ve yazar olmasına karşın çok tanınmış biri değildi.
B) Öykülerinde betimlemeyle birlikte mizahi bir anlatıma da yer verirdi.
C) Sözcükleri, değişik anlamlarda kullanmaktan kaynaklanan çarpıcı bir anlatımı vardı.
D) Betimlemelerinde abartmaya kaçan romantik bir tutum görülürdü.
E) Öykülerini de okudu ama bunları şiirleri ve oyunları kadar beğenmedi.

 

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisi öznel bir yargıdır?

 

A) Yunus Emre’nin bu şiirinde “bulut”un gizli gizli ağlamasından söz edilerek buluta insan niteliği verilmektedir.
B) Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bu şiirinde doğadaki nesnelerin özellikleri insanlar için kullanılmıştır.
C) Faruk Nafiz Çamlıbel’in, “Han Duvarları”ında birçok kez kişileştirmeye başvurduğu görülmektedir.
D) Ahmet Haşim’in “Sonbahar” şiirindeki kişileştirme de çok ilgi çekicidir.
E) Behçet Necatigil’in bu dizelerinde sokaklar için “gülümseyen” sözcüğü kullanılarak kişileştirme yapılmıştır.

 

 

12. Çok güçlü ve sınırsız bir hayal gücüne sahip romancılar bile yazarken, kendi anılarından yararlanırlar.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?


A) Gerçekçi yapıtlar ortaya koyma, yazarın yaşadığı olayları anlatmasını gerektirir.
B) Bir yapıtın kalıcılığı yazarın yaşamıyla olan ilişkisine bağlıdır.
C) Romancıların ortaya koyduğu ürünler, başlarından geçen olaylardan izler taşır.
D) Sanatçının gücü, değişik konuları işlemesiyle ortaya çıkar.
E) Anılarından, ancak geniş bir hayal gücüne sahip romancılar yararlanır.

 

 

13. Geleceğe bakmanın en iyi yolu, nereden geldiğinin bilincinde olmaktır; belleğini kaybeden bir halk, ölü bir halktır.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?


A) Bir toplumun varlığını sürdürmesi, geçmişini iyi tanımasına ve onu özümseyip korumasına bağlıdır.
B) Geçmişteki olayları ele alma ve değerlendirme biçimi toplumdan topluma değişiklik gösterir.
C) Toplumların, geçmişlerini, kendilerine özgü nitelikleri göz önünde tutarak değerlendirmeleri gerekir.
D) Yaşanmış olaylar her toplum için yararlanılması gereken bir kaynaktır; bunlar değişik açılardan ele alınıp değerlendirilmelidir.
E) Bir toplumun geleceği, geçmişinin zenginliğine ve parlaklığına bağlıdır.

 

 

 

14. Sanatçı, “Bebek” hikayesini dokuz kez yazdığını dokuzunda da değişik hikayeler ortaya çıktığını söylüyor.
Sanatçının bu sözünden aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılabilir?


A) Bir yazarın başarısı neyi, niçin yazdığını bütün yönleriyle bilmesine bağlıdır.
B) Yazar, üzerinde çalıştığı konuya göre bir anlatım biçimi seçmelidir.
C) Yazar, sözcükleri seçip kullanırken onlara yeni anlamlar yükleyerek dilin olanaklarını zenginleştirmelidir.
D) Yazar, anlatımını seslenmek istediği okur kitlesinin düzeyine göre biçimlendirmelidir.
E) Bir yazarın aynı konuda değişik hikayeler çıkarması onun yaratma gücünü gösterir.

 

15. (I) Bu kitap, dünyada ve Türkiye’de, başlangıcından bugüne kadar tiyatro tarihinde önemini koruyan beş yüze yakın kişiyle ilgili bilgileri içeriyor. (II) Bu kişiler arasında, oyun yazarları, tiyatro kuramcıları yönetmenler ve sahne tasarımcıları var. (III) Kitapta, sözü geçen kişilerin yaşam öyküleri de anlatılmış. (IV) Bunlar anlatılırken, onların sanatsal kişiliklerine, eserlerine ve sahne uygulamalarına da yer verilmiş. (V) En yeni kaynaklardan yararlanılarak hazırlandığı için, bu yapıt güncelliği olan bir boyut kazanmış.
Yukarıdaki parçada sözü edilen kitabın içeriğiyle ilgili en geniş bilgi, numaralanmış cümlelerin hangisinde verilmiştir?


A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V.

 

 

16. 1950’lerde edebiyatımızda görülen köye yöneliş hareketi, köy kökenli ya da köyü yakından tanıyan yazarların birbiri ardına ürün vermeleriyle yaygınlaşıp gelişmiştir.
Düşüncenin akışına göre bu cümleden sonra aşağıdakilerden hangisi getirilemez?


A) Köylü ve köy sorunları, edebiyatımızın temel konularından biri olmuştur.
B) Köy gerçeğini değişik boyutlarıyla yansıtan bu ürünler, günümüz Türk edebiyatının seçkin örnekleri arasında yer alır.
C) Bu iki sanatçımızı köy edebiyatının dar kalıpları içinde düşünmemek gerekir.
D) Bu hareketi benimseyen sanatçılar, köye ve köylüye yeni bir bakış açısıyla yaklaşmışlardır.
E) Bu yazarlar, köyün ve köylünün sorunlarını başarılı bir biçimde okurlarına yansıtmışlardır.

 

 

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük hem yapım hem çekim eki almıştır?

 

A) Aralarında sıkı bir dostluk vardı.

B) Dalgalı denizde yüzmek tehlikelidir.

C) Kapıda bir yabancı var.

D) Dün sokaklar çok kalabalıkmış.

E) İnatçılar çevrelerinde pek sevilmezler.

 

 

18. (I) Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı. (II) Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı. (III) Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu. (IV) İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti. (V) O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?

 

A) I. ve II.   B) I. ve III.   C) II. ve III.   D) III. ve IV.   E) IV. ve V.

 

 

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.

B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.

C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.

D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.

E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.

 

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

 

A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.

B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.

C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmeleri için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.

D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.

E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.

 

 

 

21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

 

A) Türkiye'nin birkaç bölgesi hariç henüz kar yüzü görmedi.

B) Hava sıcaklığının birkaç derece daha düşmesi bekleniyor.

C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için, belirli saatlerde dışarıya çıkmamak gerekir.

D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.

E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.

 

 

22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

 

A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.

B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.

C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.

D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.

E) Bu konulan yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.

 

 

23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?

 

A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.

B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.

C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.

D) Öğrenciler, öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.

E) Bu eğitim merkezinde, gençlere oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.

 

 

 

24. Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyuşmazlığı vardır?

 

A) Gözümün değdiği yere gül düşer.

B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.

C) Yeryüzünde bir sen bir de ben varım.

D) İstersen dünyayı çağır imdada,

E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.

 

25. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi yüklemine göre ötekilerden farklıdır?

 

A) Gönül kimi severse güzel odur.

B) Göz görür, gönül ister.

C) Her damardan kan alınmaz.

D) Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.

E) İşten artmaz, dişten artar.

 

 

26. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne yoktur?

 

A) Kitaplığına, en son çıkan yayınları almıştı.

B) Bütün ricalarımıza karşın istediğimiz parayı veremeyeceğini söyledi.

C) Bu büyük başarısından dolayı törene katılan herkes onu kutladı.

D) Dünkü piknik, öğleden sonra çıkan fırtına yüzünden tatsız geçti.

E) Onun bu konuda ne düşündüğünü açıkça bilmiyoruz.

 

 

27. Aşağıdakilerin hangisinde cümlenin anlamını "durum" bakımından tamamlayan bir sözcük vardır?

 

A) Anlatılanları sessizce dinliyorduk.

B) Öğleyin bize geleceğini söylüyor.

C) Kimlik kartını cüzdanına yerleştirdi.

D) Bu yıl Ege kıyılarını gezmek istiyoruz.

E) Aşırı sıcaklardan çamların çoğu kurudu.

 

 

28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?

 

A) Arkadaşın Ankara'ya no zaman gelmiş?

B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?

C) Ben de onunla gidebilir miyim?

D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?

E) İstanbul'a ilk kez mi gidiyorsun?

 

 

29. "Artık" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad olarak kullanılmıştır?

 

A) Yemek hazır, artık sofraya oturabiliriz.

B) O bardaktaki artık suyu dökebilirsin.

C) Yemek artıklarını değerlendirmemiz gerekir.

D) Havalar ısındı, artık kar yağmaz.

E) Sus artık, biraz da beni dinle!

 

 

30. (I) F. Kafka’nın, çok ilgi çekeceği sanılan yeni bulunmuş mektupları, İsveç’te kitap olarak yayımlandı. (II) Bu yayınevi geçen yıl çeşitli yazarların yapıtlarından oluşan bir kitap dizisi yayımlamıştı. (III) Mektuplar Kafka’yı sevenleri de edebiyat tarihçilerini de yakından ilgilendiriyor. (IV) Bunlarda Kafka üzerinde yapılmış kimi eski araştırmaları aydınlatan bilgiler yer alıyor. (V) Ayrıca, yazarın yaşamının son aylarıyla ilgili önemli noktalar ortaya konuyor.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?


A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

31. (I) Anılar yaşandıktan sonra yazılır. (II) Günlüklerse yaşanırken oluşturulur. (III) Kimi günlükler içedönük bir nitelik taşır. (IV) Anılarla günlükler arasındaki en önemli ayrım budur. (V) Bu bakımdan günlükler anılara göre daha inandırıcıdır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

 

A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V.

 

 

32. Atatürk, yaşamının her döneminde olduğu gibi, Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği’ni kurarken de bin bir zorlukla karşılaştı. Bu zorlukların hiçbiri onu yıldırmadı. Su yoktu, su getirdi. Toprağın türüne göre değişik fidanlar yetiştirmeyi denedi; kimi fidanlar kurudu, bunların yerine yenilerini diktirdi. Çevreye yeni bir görünüm kazandırttı. Bu irade karşısında doğa lütfunu esirgemedi. Toprak ana canlandı, bozkır ortasında bir cennet doğdu.
Bu parçada anlatılmak istenene en uygun atasözü aşağıdakilerden hangisidir?


A) Azmin elinden bir şey kurtulmaz.
B) Rüzgâr eken fırtına biçer.
C) Dikensiz gül olmaz.
D) Akıl akıldan üstündür.
E) Cefayı çekmeyen sefanın kıymetini bil

 

 

33. Ömründe ilk kez böyle bir yörük çadırı görüyordu. Çadırın arka tarafında yan yana asılmış nakışlı kilimler vardı. Nakışlarda baş döndürücü bir hızla renkler uçuşuyordu. Gözü bir kilime takıldı. Kilimin üstünde küçük küçük muhabbet kuşu nakışları vardı. Gaga gagaya vermiş, yeşil, mavi, kırmızı, mor kuşlar uçuşuyordu. Çadırın orta direğine de som sedeften, uçan, tüyleri yıldır yıldır eden geyikler oyulmuştu.
Bu parçada yörük çadırıyla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?


A) İç düzenlemesinin sürekli olarak değiştiği
B) Direkteki oymaların ve kilimlerdeki nakışların motif ve renk bakımından zengin olduğu
C) Yerdeki kilimlerin ötekilerden farklı özellikler taşıdığı
D) Kilimlerde muhabbet kuşu motiflerinin daha çok kullanıldığı
E) Direğe, doğaüstü varlık motiflerinin ustaca çizildiği

 

 

34. Bilgi aktarmacılığına alışmış olan öğrenciler, okudukları bir şiir, bir öykü üzerine kendi düşünceleri sorulduğunda şaşkına dönüyorlar. Düşünmeyi bilmediklerinden daha önce ortaya konmuş olan hazır düşünce kalıplarını benimsiyorlar. Bunları ezberliyor, kendi düşünceleriymiş gibi ortaya koyuyorlar.
Bu parçada sözü edilen öğrencilerle ilgili olarak vurgulanmak istenen nedir?


A) Düşünmeden çok, eğlenceye önem verdikleri
B) Başkalarının düşüncelerini önemsemedikleri
C) Sorunlarını çözerken hileli yollara başvurdukları
D) Sanat değeri bulunan yapıtlardan hoşlanmadıkları
E) Hazır bilgilerle yetindikleri

35. Bir şiiri oluştururken bir sözcük ya da bir imge üzerinde çok dururdu. Aklına takılan noktaları ise güvendiği kişilere sorar, onlara danışırdı. Önerileri küçücük kağıt parçalarına not eder, sonra bunları kendince değerlendirir, ölçüp tartardı. Genellikle de pek uymazdı bunlara. Yine de onların kendisi için karanlıkta bir tür mum ışığı olduğunu söylerdi.
Bu parçada sözü edilen şairle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?


A) Kendine güveni yoktur.
B) Üretken bir şair değildir.
C) Eleştirilmekten hoşlanmaz.
D) Çalışmalarında titizdir.
E) Usta şairlerin etkisi altındadır.

 

 

 

 

 

36. İlk şiirim bir dergide yayımlandığında lisedeki felsefe öğretmenim beni karşısına almış, bir arkadaş gibi şiirlerimi eleştirmişti. Şiirin yalnız gençlik duygularıyla beslenemeyeceğini, onu güçlendirecek bir kültürel birikimin ve dünya görüşünün gerekli olduğunu söylemişti. Ne demek istediğini tam olarak anlayamasam da şiirin, sevgilinin gözleri ve kaşları için yazılsa bile kültürle, yaşamın tutkularıyla beslenmesi gerektiğini belirtmek istediğini sezmiştim.
Bu parçada şiir yazma konusunda aşağıdakilerden hangisi anlatılmaktadır?


A) Konuların çok çeşitli ve değişik olaylarla ilgili olabileceği
B) Duyguların yanı sıra bilgi ve yaşam deneyimi de gerektirdiği
C) Başarıya ulaşmada duyguların önem taşımadığı
D) Başarının yaşla sıkı bir ilişkisinin olduğu
E) Öncelikle, deneyimli kişilerin önerilerine uyulması gerektiği

 

 

 

 

 

37. Bildiği ortamı, tanıdığı insanları anlattı. Bu, nice yazar için de geçerlidir ama onun için değişmez bir yasadır. O, gerçekten yaşamdaki kişileri roman kahramanlarına dönüştürürken yalnızca romanın gerektirdiği değişiklikleri yapar. Fazla değiştirmenin onların hayattaki gerçekliklerini bozacağını düşünür. Yapılacak her eklemenin bir yapıştırmadan öteye gitmeyeceğine inanır.
Bu parçada, sözü edilen sanatçının romanlarıyla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?


A) Konu bakımından birbirine çok benzedikleri
B) Kişilerin, değişik ruh halleriyle verildiği
C) Kişilerin, yaşamda olduğu gibi yansıtıldığı
D) Olayların hep aynı çevrede geçtiği
E) Değişik anlatım tekniklerinden yararlanıldığı

38. Şiirlerinde Divan edebiyatının abartısı yanında, Halk edebiyatının yalınlığı var. Bu yalınlık,daha sonraki kitaplarında yer alan şiirlerinde de görülmektedir. Ona göre Divan edebiyatının ana teması aşk olduğu için, yazdığı aşk şiirleriyle kendisini bu şiirin yakınında görmektedir. Yoksa dil ve ölçü bakımından, uyak yönünden böyle bir yakınlığı söz konusu değildir.
Bu parçadan, sözü edilen sanatçının şiirleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?


A) Söyleyişindeki abartı ve konusu yönünden Divan şiirine benzemektedir.
B) Ölçü ve uyak bakımından özgündür.
C) Bütünüyle Divan şiirinin ustalığına erişememiştir.
D) Dil, zamanla daha kolay anlaşılır bir hale gelmiştir.
E) Halk edebiyatının etkisi giderek daha belirginleşmiştir.

 

 

 

 

39. Tarih açısından çok değerli olan bu ören yerinde isteyen turist, istediği duvarın üstüne çıkıp istediği yerde dolaşabiliyor. Bırakın yasaların gerektirdiği sorumluluğu, tarihe, kültür mirasına karşı duyulması gerekli sorumluluk bile bu davranışı bağışlatmaz. Mozaiklerin, duvarların, yıpranması akıl almayacak boyutlarda. Alınacak basit önlemlerle bu yıpranma en aza indirilebilir. Yıllardır önlem alınmamış olması gerçekte tarihin yok edilmesidir.
Bu parçada söz konusu ören yeriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?


A) Turistlerin doğru olmayan davranışlarına
B) İlgili kuruluşların görevlerini gereğince yapmadıklarına
C) Gereği gibi korunmadığına
D) Tarihle ilgili kalıntıların yok oluşuna
E) Değerlerini belirtmek için neler yapılacağına

 

 

 

40. Şehir içi otobüs yolcularına dikkatlice bakınca neler görürüz? Yolculardan kimileri konuşma gereksinimi duyarlar. Yanlarında oturan yabancıya, öteki yolcuları rahatsız edecek biçimde aile içi sorunlarını anlatmaktan çekinmezler. Kimileri yorgunluktan bitkin, bir an önce gideceği yere varma ya da kalkacak birinin yerine oturabilme telaşındadır. Oturduğu yerde uyuyan yolcular da vardır. Ütüsüz yıpranmış giysililer, boyasız, çamurlu ayakkabılılar da az değildir. Eğer öğrencisi bol bir otobüse bindiyseniz o zaman gülen yüzler görebilir, içinizin aydınlandığını fark edebilirsiniz.
Bu parçada sözü edilen otobüs yolcularıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?


A) Giyim kuşama önem vermeyenlerin de bulunduğuna
B) Kimilerinin görgü kurallarına uymadıklarına
C) Sıkıntılarını yansıtan bir tutum içinde olduklarına
D) Çevrelerindeki insanları küçümsediklerine
E) Gençlerin öteki yolcular üzerindeki etkisine

41. Elimdeki kitabın kapağında, bütün öğrencilerinin sevgiyle bağlandıkları, tatlı sert kişiliği adeta fotoğraftan dışarı taşan sevgili hocamız masasına oturmuş. Mürekkepli kalemi eline almış, belli ki eserlerinden birini özenle temize çekiyor. Her zamanki gibi şık, gömleği tiril tiril. Elbisesinin kumaşında mutlaka bordo rengi bulunmalı. Gülmeye her an hazır yüzü ile ne kadar canlı; sanki fotoğraftan dışarı çıkıverecek, ya hemen bir şeye kızacak, alınacak ya da hoşnut kaldığı günlerde yaptığı gibi sarılıp öpecek sizi.
Bu parçadan, sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?


A) Kılık kıyafetini önemser.
B) Duygularını dışa vurmaktan kaçınır.
C) Çevresindekilerce çok sevilir.
D) Karşısındakinin davranışlarından hemen etkilenir.
E) Çalışmalarında titizlik gösterir.

 

 

 

 

42. Yapıtlarında daha çok kişisel duygularını şiirleştirmiş, toplumsal konulara dolaylı olarak yer vermiştir. Bunlarda, kişinin sıkıntılarını, korkularını, ayrılıklarını, yalnızlıklarını, sevgi ve beklentilerini işlemiştir. Bu şiirlerde arı bir dil kullanmış ve onların özüne uygun bir söyleyiş oluşturmuştur. Sözcük oyunlarından kaçınmış, şiirlerimize yepyeni bir ses getirmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen şairle ilgili bir özellik değildir?


A) Her konuda şiir yazma
B) İçerikle uyumlu bir söyleyişe başvurma
C) Yalın bir anlatıma yer verme
D) Kendine özgü bir anlatımı olma
E) Anlaşılır bir dil kullanma

 

 

 

 

43. Bugüne kadar huzurlu bir yaşamım oldu. Bu yaşlara kadar geldim. Artık vaktim çok az. Bütün zamanımı okumaya, yazmaya ayırıyorum. Çeviri yapmadan ya da ciddi bir eser okumadan yatarsam vicdanım rahatsız oluyor. Beni özellikle çeviri yaşatıyor diyebilirim. Hiç olmazsa geride beni hatırlatacak birkaç kitap bırakmak istiyorum. Bu da beni sürekli çeviri yapmaya zorluyor.
Bu sözleri söyleyen kişi, kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?


A) İyi bir yaşam geçirdiğine 
B) Çeviri yapmayı çok sevdiğine
C) Ölümünden sonra hatırlanmak istediğine
D) İlgi alanlarının çeşitliliğine
E) Çevirilerin, unutulmamasını sağlayacağına

 

 

44. Bir kadın ozanın, kızına yazdığı şiir biçimindeki güncelerden oluşuyor bu yapıt. Yapıtın dokusuna, ozan olmanın kadın olmakla kesiştiği yerde, dünyada ve ülkede yaşananlar ustaca sindirilmiş. Bu yönden bu şiir biçimindeki günceler, tek başına, bir ozanın gençlere seslenişi, bir annenin kızına çığlığı olmadığı gibi bir aydının sağduyusu, yüreği ve aklı da değildir. Bunların tümünü içeriyor bu satırlar. Hem de son derece soğukkanlı, gülümseyen bir tavırla. Bunun doğal sonucu olarak da etkileyici, bir solukta okunacak bir tat kazanmış bu yapıt.
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen kadın ozanın özelliği değildir?


A) Bir aydın olarak yaşadığı günlerin sorunlarını değerlendirme
B) Annelikle ozanlığı şiirlerinde birleştirebilme
C) Şiirlerini duygusallıktan uzak, iyimser bir havayla biçimlendirme
D) Gençlere ilgi duyacakları mesajlar iletme
E) Şiirlerini oluştururken geleneksel kalıplara bağlı kalma

Çekiç camı kırar ama çeliği sertleştitir.

 TURKİYE

2016- dinledebiyat.com © Her hakkı saklıdır.

  • Instagram Social Icon
  • dinledebiyat
  • w-googleplus