İslamiyet Öncesi Şiir Biçimleri

a. Sav:

​Günümüzdeki  atasözlerinin İslamiyet öncesindeki ismidir.

​Özellikleri:

  • Atasözü demektir.

  • Sözlü dönem ürünleridir.

  • İlk yazılı örnekleri Divan-ı Lugat-it Türk’ de yer almaktadır.

Örnekler:

  • Ot tese ağız ermes ( Ateş demekle ağız uanmaz.)

  • Biş erngek tüz ermes.( Beş parmak bir olmaz.)

  • Ermegüge bulıt yük bolır. (Tembele bulut yük olur.)

b. Sagu:

​Ölenlerin ardından duyulan üzüntüyü dile getirmek için söylenen ağıtın islamiyet öncesindeki halidir.

Özellikleri:

  • Nazım biri dörtlüktür.

  • 7’li hece ölçüsü kullanılır.

  • Genel olarak yarım kafiye kullanılır.

  • aaab kafiye şeması ile yazılır.

  • Kam, baksı ya da ozanlar tarafından kopuz eşliğinde söylenmiştir.

  • Ölen kşiye duyulan özlem, ölümden doğan acı dile getirilir.

  • İlk yazılı sagu örneklerine Divan-ı Lugat-it Türk’ te rastlanılmıştır.

  • Sagunun Halk Edebiyatı dönemindeki karşılığına  ağıt, divan edebiyatındaki karşılığına mersiye denir.

​Örnekler:

Alp Er Tunga öldi mü
Isız ajun kaldı mu
Özlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtılur

Özlek yarağ közetti
Ogrı tuzak uzattı
Beglerbegin azıttı
Kaçsa kah kurtulur

c. Koşuk:

​Doğa, aşk, sevgi, kahramanlık gibi konuların işlendiği şiirlere denilir.

Özellikleri:

  • Halk edebiyatındaki karşılığı koşmadır.

  • Genelde sığır veya şölen denilen av sonrası törenlerde kopuz eşiliğinde söylenir.

  • Konu itibari ile çeşitlilik gösterir. Doğa ya da bireysel sevgi, Kahramanlık, yiğitlik konuları işlenebilir.

  • İlk yazılı örneklerine Divan-ı Lugat’it Türk’ te rastlanır.

  • Nazım birimi dörtlüktür.

  • aaab, cccb ... kafiye şemalıdır.

  • 7’li hece ölçüsü kullanılır.

  • Genel olarak yarım kafiye kullanılır.

  • Genelde 7 dörtlükten fazla koşuk olmaz.

Örnek:

Ördi bulıt ıngraşu
Aktı akın möngreşü
Kaldı bodun tanglaşu
Kükrer takı mangraşur

...

Günümüz Türkçesi

Bulutlar gürleyerek yükseldi
ve seller şarıldayarak aktı.
Halk (bu anî sağanak karşısında) hayret içinde
kaldı; bulutlar gürlüyor (ve insanlar) bağrışıyorlar.

d. Destan:

Destan milletlerin hayatında yer etmiş olayların olağanüstülükler eklenerek nesilden nesle geçip  anlatılmasında denilir.

Destan aynı zamanda Türk Edebiyatına ait bir  nazım biçiminin de adıdır. B Nazım biçimi islamiyet öncesi ve sonrasında farklılıklar gösterir. Şimdi İslamiyet öncesi nazım biçiminin özelliklerini görelim:

Özellikler:

  • 7’li hece ölçüsü ile söylenir.

  • Aaab, cccb ... kafiye şemasıdır.

  • 150 dörtlüğe kadar yazıldığı bilinmektedir.

  • Yarım kafiye kullanılır.

 

Not: İslamiyet Sonrası Türk Edebiyatındaki destan biçimi Halk Edebiyatı döneminde ele alınacaktır.

                                                               

                                                                                         İslamiyet Sonrası Nazım  Biçimleri

 

                                                                                       1. Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri:

a. Anonim Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri:

1- Mani:

​Genelde sevgi üzerine söylenen 7 dizeli bir nazım biçimidir.

Özellikleri:

  • aaba kafiye şemalıdır.

  • 7 heceden oluşur.

  • 1,2 ve 4. Dizeler kendi aralarında uyaklıdır. Üçüncü dize serbesttir.

  • İlk iki dize asıl söylenecek söze hazırlık mahiyetindedir. Son iki dizede asıl söylenmek istenen belirtilir.

  • Konu sınırlamması olmamasına rağmen genelde aşk ve sevgi üzerine söylenir.

  • Tuyug maninin divan edebiyatındaki karşılığıdır.

Mani Çeşitleri:

​1.Düz Mani:

  • Maninin en sık kullanan şeklidir.   Maninin tüm özellikleri bulunur.

Örnek:

​Ak üzüm asmasıyım

Fabrika basmasıyım

Bana doktor ne lazım

Ben sevda hastasıyım
 

2. Cinaslı Mani:

Mısra sonlarında cinas sanatının kullanıldığı manilere denilir. İkiye ayrılır:

2.a: Kesik Mani:

İlk dizesi yedi heceden az olan cinaslı manilere denilir.

Örnek:

Kuleden

Ses geliyor kuleden

O kaş o göz değil mi?

Beni sana kul eden


2.b: Ayaklı Mani:

Kesik maninin eksik heceli ilk dizesinin 7 heceye tamamlanmış halidir.

Örnek:

Kuleden bak kuleden

Ses geliyor kuleden

O kaş o göz değil mi?

Beni sana kul eden.

 

3 Artık ( Yedekli) Mani:

Düz maniye iki dize daha ekleyerek yapılan manilere denilir.

Örnek:

lkbahara yaz derler

Şirin söze naz derler

Kime derdim söylesem

Bu dert sana az derler

Kendin ettin kendine

Yana yana gez derler
 

Not:  İki kişi arasında karşılıklı söylenen manilere “deyiş” denilir.
 

2.Türkü:

Ezgi ile söylenen şiirlerdendir.En belirgin özelliği her bentten sonra tekrar eden nakaratlarının olmasıdır.

Özellikleri:

  • 7,8 ya da 111 li hece ölçüsü kullanılır.

  • Genelde dört dizelik bentler ve bir ile dört dize arasında değişen nakaratlardan (kavuştak) oluşur.

  • Bazılarında kavuştak dört dizeli bendin dördüncü dizesi olabilie.( aaab,,cccb, dddb .)

  • Konusu tüm yaşamdır. Bireyi ilgilendiren kahramanlık, aşk, sevgi, tabiat, hasret, üzüntü gibi konular türkünün konusu olabilir.

  • Ait oldukları yörelere göre isim almışlardır.

  •  Türküler ezgilerine göre ise “usullü türküler” ve “usulsüz türküler” olmak üzere ikiye ayrılır.

  •  Usullü türküler “oyun havalan” dır. Bunlara Urfa’da “kırık hava”, Konya’da “oturak”, Karadeniz’de “horon“, Ege’de “zeybek“, Trakya’da “karşılama“, Erzurum’da “Sümmani“, İsparta yöresinde dattiri” gibi değişik adlar verilir.

  •  Usulsüz türküler ise “uzun hava” lardır. Uzun havalar, “bozlak“, “divan“, “hoyrat“, “kayabaşı“,”maya” gibi yörelere göre farklı adlar alır.

Örnek:​

Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölü yok bu ne figandır
Şu Yemen elleri ne yamandır

Ah o yemendir gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir

Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var

Ah o yemendir gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir

 

Yukarıdaki türkü üç dizelik bir bent ve iki dizelik kavuştaktan oluşmaktadır.
 

3- Ninni:

Çocuklar uyutulurken uymalarına yardımcı olsun diye söylenen ezgili şiirlere denilir.

  • Genelde 7’li hece ölçüsü kullanılır.

  • Çoğunlukla mani tipinde kafiye yapısı vardır.

  • Anonim olmayan 8’li, 11’li  aşıklar tarafından söylenmiş ninniler de vardır.

  • İlk olarak Divan-ı Lugat-ıt Türk’te “balu” adıyla karşımıza çıkar. Sonraki dönemlerde “balu” yerine “ninni” denilmeye başlanmıştır.

Örnek:

Dandini dandini dasdana

Danalar girmiş bostana

Kov bostancı danayı

Yemesin lahanayı

Benim oğlum lokum yer

Uyusun da yürüsün ninni

4- Ağıt:

 Ölenlerin ardından yakınları tarafından söylenen ve üzüntüleri belirten ezgili şiirlere denilir.

  • Ölen kişiye olan özlem duygusu işlenir.

  • Ölen kişinin yiğitliği, mertliği gibi meziyetlerine vurgu yapılır.

  • Ezgili söylenir.

  • İslamiyet öncesindeki karşılığı sagu, divan edebiyatındaki karşılığı mersiyedir.

  • Daha çok 7,8 ve 10 heceli olarak söylenirler.

 

Örnek:

​Edem gözelidi gıyıdan getmiş,
Sürek öküz gibi boynunu bükmüş,
Şu gevur dinsizi denklemiş atmış,
Acep babamoğlun yudular m'ola.
Yumadan gabire godular m'ola.

                                                                              2. Aşık Tarzı Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri:

1- Koşma:

Aşık Edebiyatında en çok tercih edilen nazım biçimlerinden birisidir.

  • Dörtlük nazım birimi ile yazılırlar.

  • Çoğunlukla 3 ile 5 dörtlükten oluşurlar. Bazen 6 dörtlük olduğu da görülür.

  • 11’ li hece ölüsü kullanılır. ( 6+5 ya da 4+4+3 duraklı)

  • Mahlas son dörtlükte verilir.

  • Kafiye düzeni  bbba ccca … / abcb cccb / abab cccb... şekillerinde olabilir.

  • İslamiyet öncesindeki koşuğun karşılığıdır.

  • Konularına göre güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt adlarını alırlar.

  • En bilinen koşma şair Karacaoğlan’ dır.

Konularına göre koşma türleri:

1-Güzelleme: Sevgi konusu işlenir.

2- Koçaklama:Yiğitlik, kahramanlık gibi coşkulu konular işlenir.

3-Taşlama: Eleştiri şiirleridir. Divan Edebiyatındaki karşılığı hicviyyedir.

4- Ağıt: Anonim olan ağıt ile aynı konuyu işler. En belirgin farkı bir şair tarafından söylenmesidir.

2-Semai:

​Kendine has bir ezgi ile söylenen aşık edebiyatı nazım biçimidir.

  • 8’li hece ölçüsü kullanılır.

  • Nazım birimi dörtlüktür.

  • Kafiye şeması koşmanınki gibidir.(bbba ccca …)

  • 3-5 dörtlükten oluşur.

  • Duygusal konular işlenir. Ağırlıklı olarak hüzünlü konulara yer verilir.

  • Son dörtlükte mahlas kullanılır.

  • Kendine has bir ezgisi vardır.

  • Erzurumlu Emrah ve Karacaoğlan bu alanda başarılı eserler vermişlerdir.

 

Örnek:

Emrah der ki düştüm dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz.

3- Varsağı:

​Varsak Türklerinin söylediği, çoğunlukla yiğitlik konularının işlendiği şiirlerdir.

  • 8’li hece ölçüsü kullanılır.

  • Dörtlük nazım birimi kullanılır.

  • Bre, ey, hey gibi ünlemler kullanılır.

  • Kafiye şeması koşmanınki gibidir.(bbba ccca … / abcb cccb /abab cccb...)

  • Mahlas son dörtlükte kullanılır.

  • Varsağı alanında en bilinen şair Karacaoğlan’dır.

 

​Örnek:

...

Aman hey Allah’ım aman

Ne aman bilir ne zaman

Üstümüzde çayır çemen

Bitmeden bir dem sürelim

4- Destan:

​Aşık Edebiyatında milletin benliğinde iz bırakan olayların aşıklar tarafından şiir şeklinde işlendiği bir nazım biçiminin adıdır.

  • Dörtlüklerle yazılır.

  • Çoğunlukla  beş ile yedi dörtlükten oluşurlar. Ancak 150 dörtlüğe kadar olan destanlar da vardır.

  • Kafiye şeması koşmanınki gibidir.(bbba ccca … / abcb cccb /abab cccb...)

  • Daha çok 8’li ve 11’li hece ölçüsü kullanılır.

  • Mahlas son dörtlükte yer alır.

 

Örnek:

       GENÇ OSMAN DESTANI

​Genç Osman dediğin bir küçük uşak

Beline bağlamış  ibrişim kuşak

Askerin içinde birinci uşak

Allah Allah deyip geçer Genç Osman...

                                       Kayıkçı Kul Mustafa

3-Tasavvufi Halk Edebiyatı

1-İlahi:

Allah sevgisini işleyen şiirlerdir.

  • Hece ölçüsünün 7,8 ve 11’li kalıpları kullanılmıştır.

  • Nazım birimi dörtlüktür. Genelde 3-7 dörtlükten oluşur.

  • Kendine has bir ezgisi vardır.

  • Genelde son dörtlükte mahlas kullanılır.

  • Kafiye şeması koşmayla benzerlik gösterir. .(bbba ccca … / xbxb cccb /abab cccb...)

Örnek:

...

Aydan aydındır yüzleri 
Şekerden tatlı sözleri 
Cennette huri kızları 
Gezer Allah deyu deyu ...       

                                              Y.Emre

2-Nefes:

Bektaşi şairlerinin Hz. Muhammed ve Hz. Ali sevgisi ile vahdet-i vücud kavrmını işledikleri şiirlere denilir.

  • Hece ölçüsünün 7,8 ve 11’li kalıpları kullanılmıştır.

  • Nazım birimi dörtlüktür.Çoğunlukla  3-10 dörlükten oluşur.

  • Kafiye şeması koşmanınki gibidir.(bbba ccca … / abxb cccb /abab cccb...)

Örnek:

Aşk bülbülüyüz öteriz
Râh-i Hakka yüz tutarız
Mânâ gevherin satarız
Mürşidimiz vardır bizim  .

                                           Balım Sultan

 

3- Deme

Alevi- bektaşi şairlerin tekke ve cem törenlerinde belli bir makamla söyleneni şiirlere denilir.

  • 8’li hece ölçüsü kullanılır.( 4+4 / 5+3)

  • Dörtlüklerle kurulur.

Örnek:

...

Göğsüme tahta döşerler,
Durmayıp beni okşarlar,
Vurdukça bağrım deşerler
Ben anınçün inilerim. ...

                                    Pir Sultan Abdal

4- Şathiye:

Tasavvufi alanda yazılan mizah yönü ağır basan şiirlerdir. Şathiyeler için alaycı şiirlerdir ifadesi de bulunmaktadır.

  • Dini konuları alaylı, mizahi üslupla dile getirir.

  • Anlamı yorumlanmasına bağlıdır. İfadelerde kastetme yoğunluğu olduğundan neyin söylenmek istediği açık seçik belli değildir.

  • Allah ile konuşurcasına teklifsizlik vardır.

  • Çoğunlukla 11’li hece ölçüsü kullanılır.

Örnek:

Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu

 

Kerpiç koydum kazana
Poyraz ile kaynattım
Nedir diye sorana
Bandım verdim özünü

                                        Yunus Emre

 

5- Nutuk

Tekkeye yeni gelmiş ve tarikat edap ve usullerini bilmeyen öğrencilere bunları öğretmek için şeyh ya da mürşitlerce yazılmış eğitici şiirlere verilen isimdir.

  • Kafiye şeması  ve  ölçü bakımından koşma ile benzerlik gösterir.

  • Dörtlüklerle yazılır.

  • Daha çok Bektaşi çevrelerinde görülür.

  • Didaktik şiirlerdir.

  • Kaygusuz Abdal bu alanda bilinen bir şairdir.

Örnek:

Edebdür Hakk'a yakın 

Bilür ¡san Hak Hakkın 

Edebsüz olma sakın 

Var edeb öğren edeb.

                                     Kaygusuz Abdal

6- Devriye

​İnsan ruhu yaratılışı, Alem-i Ervah ( Ruhlar Alemi)’ a konuluşu, dünyaya gönderilişi, yaşamı,ölümü ve tekrar ahirete gitmesi yani başlanılan yere dönülmesi bir devir oluşturur. Tasavvuf Edebiyatında bu devir hadisesinin anlatıldığı şiirlere devriye denilir.

  • Ölçü ve kafiye şeması açısından ilahiye benzer.

  • Devir kuramı işlenir.

Örnek:

Cihan var olmadan ketm-i ademde
Hak ile birlikte yektaş idim ben
Yarattı bu mülkü çünkü o demde
Yaptım tasfirini nakkaş idim ben

                                                                                                 Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri

a. Beyitlerle Kurulan Nazım Biçimleri:

a.1- Gazel

​Aşk, ayrılık, sevinç, üzüntü gibi lirik konuların işlendiği şiirlere denilir.

  • 5-15 beyitten oluşur.

  • aa, ba,ca ... şeklinde kafiyelenir.

  • İlk beyite matla, son beyite makta denilir.

  • En güzel beyitine beyt-ül gazel denilir.

  • Bütün beyitler aynı güzellikte ise o gazele yek-avaz gazel denilir.

  • Şairin mahlası son beyitte bulunur.

  • Gazellerde genelde beyitler arasında konu birliği bulunmaz. Her beyit farklı bir konudan bahseder. Ancak aynı konuyu işleyen gazellerde vardır. Bunlara yek-ahenk gazel denilir.

  • Gazellerde sık olmamakla beraber felsefi düşüncelerden de bahsedilir. Bu tür gazellere hikemi gazel denilir.

  • Halk Edebiyatı nazım biçimlerinden koşma ile konu bakımından benzerlik gösterir.

  • Gazeller adını rediflerinden alırlar.

  • Gazel alanında en ünlü Divan Edebiyatı şairleri: Nabi, Naili, Fuzuli, Baki ...

 

Not: Musammat gazel, bir gazelin dizelerinin ortalarının da alttaki dize ile ölçülü ve uyaklı olmasıdır. Yani bir beyit ortadan ikiye bölündüğünde ortaya bir dörtlük çıkmalıdır.

Örnek:

Gamım pinhan dutardım ben  dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı

...

Gamım pinhan dutardım ben 

Dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmen 

İnanır mı inanmaz mı

                                             Fuzuli

 

a.2- Kaside

​Genel olarak övme ya da eleştirme amaçlı yazılan şiir biçimine verilen addır.

  • 33-99 beyitten oluşur.

  • aa,ba,ca, ... şeklinde kafiyelenir.

  • Gazeldeki gibi ilk beyite matla, son beyite makta denilir.

  • En güzel beyite beyt-ül kasid denilir.

  • Şairin adının geçtiği beyite tağ beyit denilir.

  • Kasideler adlarını rediflerinden ya da nesib bölümlerindeki tasvirlerden alırlar. Konularına göre de isimlendirilebilirler.

  • En ünlü kaside şairleri: Nef’i, Fuzuli, Baki ...

Kasidenin Bölümleri:

  • Nesib – (Teşbib):  Ramazan, bahar, yaz, taş, saray, bahar, bahçe gibi yer ve zamanların tasvirleri yapılır.

  • Girizgâh: Asıl konuya giriş yapılır. Bir ya da  birkaç beyitten oluşur.

  • Methiye: Övgü bölümüdür.

  • Fahriye: Şairin kendini övdüğü bölümdür.Bu bölüm zorunlu değildir. Her kaside de bulunmayabilir.

  • Tegazzül: Kasidenin ölçüsüile aynı araya sıkıştırılan gazeldir. Her kaside de olmak zorunda değildir.

  • Dua: Şairin kendisi ve övdüğü kişi için Allah’a dua ettiği bölümdür.

 

Konularına Göre Kasideler:

  • Tevhid: Allah'ın birliğini, varlığını anlatır.

  • Münacaat: Allah'a yakarışta bulunulur..

  • Naat: Peygamberimizi öven kasidelerdir.

  • Methiye: Din ve devlet adamlarının övüldüğü kasidelerdir.

  • Hicviye: Eleştiri amaçlı yazılan şiirlerdir.

  • Mersiye: Ölüm sonrası hüznü dile getiren kasidelere denilir. Halk Edebiyatındaki ağıtın divan edebiyatındaki karşılığıdır.

  • Cülûsiyye: Padişahın tahta çıkışı sebebiyle  yazılan kasidelerdir.

  • Sûriyye: Düğün ya da sünnet  törenlerini konu alan kasidelere denilir.

Örnek:

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

                                                                        Fuzuli

a.3- Müstezat

Gazelde her  dizeye, kullanılan ölçüye uymak şartıyla bir kısa dize eklenerek oluşturulan nazım biçimidir.

  • Kısa dizelere "ziyade" adı verilir.

  • Kısa ve uzun dizeler arasında anlam ilişkisi vardır.

  • Uzun dizeler kendi aralannda, kısa dizeler de kendi aralarında uyaklanır.

 

Örnek:
N'eylersen edip bir iki gün bâr-ı cefâya

Sabreyle de sonra
Peymâne senin hâne senin yâr senindir
Ey dil tek ü tenhâ

 

Bir bûse-i  can-bahşına ver nakd-i hayâtı
Ger ka - 'il olursa
Senden yanadır söz yine bâzâr senindir
Ey âşık-ı şeydâ 

                                                        Nedim

a.4. Kıt’a

Divan edebiyatında genelde iki beyitten oluşan nazım biçimine verilen addır.

  • İki beyitten fazla olan kıt’alara kıt’a-i kebire denilir.

  • Uyak düzeni xa/xa/xa. şeklindedir.

  • Kıt’ada beyitler arasında anlam birliği olur.

  • Konu sınırlaması yoktur. Her konuda yazılabilir.

  • Bazı istisnalar haricinde mahlas kullanıldığı görülmez.


Örnek:

Sevdiğim bendene düşerse hizmet

Kapında kul olmak canıma minnet

 

Göre idim sende buy-i muhabbet

İstediğim budur sen bi-vefadan

                                                            Nedim

a.5- Mesnevi

İran Edebiyatından edebiyatımıza geçmiş bir nazım şeklidir. Nesirde romanın vazifesini nazımda görür.

  • Her beyit kendi arasında kafiyelidir. "aa / bb / cc / dd..."

  • Divan edebiyatının en uzun nazım biçimidir. 

  • Aruzun kısa kalıplanyla yazılır.

  • Beyitler arasında anlamca bir bütünlük vardır.

  • Bir şairin beş mesneviden oluşan eserler bütününe "hamse" denir.

  • Edebiyatımızda ilk mesnevi Yusuf Has Hacip'in "Kutadgu Bilig' adlı eseridir.

  • Masalsı bir anlatımı vardır.

Mesnevinin Unsurları:

  1. Besmele

  2. Dibâce (ön söz)

  3. Tevhîd

  4. Münâcât

  5. Mi'râciye (Mi'râc-ı Nebi)

  6. Medh-i Çihâr-Yâr-ı Güzîn

  7. Sebeb-i te'lîf (eserin yazılış sebebi)

  8. Âgâz-ı Dâstân (konuya başlangıç),

  9. Hâtime (sonuç).

   b. Dörtlükle Kurulan Nazım Biçimleri

b.1-  Şarkı

Türkü nazım biçiminin divan edebiyatında aruz vezni ile hayat bulması sonucu ortaya çıkan nazım biçimidir.

  • Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sonlarında tekrar edilen nakaratlar vardır.

  • Genelde aşk, sevgi gibi lirik konularda yazılır.

  • Uyak düzeni genelde ilk dörtlük abab ya da aaaa sonrakiler ise cccb, dddb ...şeklindedir.

  • Özellikle Lale Devrinde Nedim ile yaygınlaşmıştır.

  • Genelde 3-5 dörtlükten oluşur.

 

Örnek:

Kalbim yine üzgün seni andım derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden

 

Sendin boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş
Gördüm ki yazın bastığımız otlar solmuş
Son demde bu mevsim gibi benzim
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden

 

                                                                      Yahya Kemâl

b.2. Murabba

​Divan Edebiyatında nazım birimi dörtlük olan nazım biçimlerinden birinin adıdır.

  • Dörtlüklerden oluşur.

  • Kafiye  düzeni aaaa / bbba /ccca ... şeklindedir.

  • Övgü, yergi, din, felsefi konular işlenir.

  • 3-7 dörtlükten oluşur.

  • Muhibbi, Hayreti, Taşlıcalı Yahya Bey, Fuzuli  bu alanda tanınmış isimlerdir.

  • Süslü ve ağır bir dili vardır.

  • Namık Kemal’in Tanzimat Döneminde yazdığı murabbaları çok ünlüdür.

Örnek:

Sıdk ile terkedelim her emeli her hevesi,
Kıralım hâil ise azmimize ten kafesi;
İnledikçe eleminden vatanın her nefesi,
Gelin imdada diyor, bak budur Allah sesi!

Bize gayret yakışır, merhamet Allah’ındır;
Hükm-i âtî ne fakîrin ne şehinşâhındır;
Dinle feryadını kim terceme-i âhındır
İnledikçe bak ne diyor vatanın her nefesi.

...

                                                 Namık Kemal

b.3-Rubai

İran Edebiyatından edebiyatımıza geçmiş bir nazım biçimidir. Tek dörtlükten oluşur.

  • Çoğunlukla felsefi konular, öğüt, aşk, şarap, din, tasavvuf konuları işlenir.

  • Uyak düzeni "aaxa" biçimindedir.

  • Genellikle mahlas kullanılmaz.

  • Azmîzâde Haleti, sadece rubai yazan tek şair olarak bilinir.

  • Belirli aruz kalıpları kullanılır. ( 24 kadar aruz kalıbı kullanır.)

  • Mahlas kullanılmaz.

  • Anlatım özlüdür. Düşünce en kısa ve etkili şekilde verilmeye çalışılır.

  • Bu alanda en meşhur şair Ömer Hayyam’dır.

  • Yahya Kemal Beyatlı’nın rubaileri de edebiyatımızda önemli yer edinmiştir.

Örnek:

Yalnız bilgili olmak değil adam olmak;  
Vefalı mı değil mi insan, ona bak.  
Yücelerin yücesine yükselirsin  
Halka verdiğin sözün eri olarak.                                                        

                                                    Ömer Hayyam

b.4- Tuyug

Türklerin edebiyata kazandırdığı bir nazım biçimidir. Rubai gibi tek dörtlükten oluşur.

  • Uyak düzeni maniye benzer.

  • Kimileri  maninin aruzla yazılmış haline tuyug denilir demektedir.

  • Konu sınırlaması yoktur.  En çok aşk, aşk acısı, şarap konu edilir.

  • Mahlas kullanılmaz.

  • Aruzun sadece "fâilâtün / fâilâtün / fâilün" kalıbıyla yazılır.

  •  Kadı Burhanettin bu alanda en ünlü şairimizdir.

Örnek:

Erenler öz yolında tek gerek
Meydanda erkek kişi ner tek gerek
Yahşi yaman katı yumuşak olsa hoş
Severim diyen kişi erkek gerek

                                                 Kadı Burhaneddin

c. Bentlerle Kurulan Nazım Biçimleri

c.1- Muhammes

Beş dizelik bentlerden oluşan çoğunlukla felsefi düşünce ve tasavvufi konuların işlendiği nazım biçimine denilir.

Bent sayısı 4 ile 8 arasında değişmektedir.

Muhammes nazım biçimiyle her konu ele alınabilir.

Uyak düzeni "aaaaa / bbbba / cccca..." şeklindedir.

Son beyitte mahlas söylenir.

 

Örnek:

Ten bozuldu eşk-i çeşm-i hûn-feşânumdan menüm

Köydi can gönlümdeki sûz-ı nihânumdan menüm

Tâ eser var cism ü cân-ı nâtüvânumdan menüm

Gâm kem etmez göz ü gönlüm cism ü canumdan menüm

Bu başumdan savulup ol gitse yanumdan menüm.

 

...

 

Ey hayâlün halveti nakd-ı revânum mahzeni

Gözyaşı olur revân her dem hayâl itsem seni

Lutf umup senden ser-i kuyunda tutdum meskeni

Gel gözüm nûru Fuzulî tek çok ağlatma meni

İncimez mi hâtırun munca figânımdan menüm.

                                                                                     (Fuzûlî)

c.2-Tardiyye:

Muhammes gibi beş dizelik bentlerden oluşan nazım biçimidir. Muhammesten farkı sadece mefûlü/mefâilün/faûlün kalıbının kullanılmasıdır.Uyak düzeni de farklıdır.

aaaab/ccccb/ddddb..." şeklinde kafiyelenir.

 

Örnek:

...

Yâ Rabb ne intizârdır bu

Geçmez nice rûzgârdır bu

Hep gussa vü hârhârdır bu

Duysam ki ne şîve-kârdır bu

Vuslat gibi bir merâmı yok mu

 

...

                                                  Şeyh Galip

c.3-Tahmis

Gazelin beyitleri önüne üçer mısra ilave edilerek oluşturulan nazım biçimine denilir.

Uyak düzeni "aaaBB/bbbBA/cccCA..." şeklindedir.

Genelde başka şairin gazeline tahmis yapılırken şair isterse kendi gazeline de tahmis yapabilir.

 

Örnek:

...

Bulub pervâza ruhsat rûzgâra işveler satdun

Perîşân etmeğe cem’iyyet-i uşşâkı can atdun

Ne âl etdünse etdün murg-ı cânı dâma uğratdun

Varub gîsû-yı zülf-i yârı biri birine katdun

Yine bir fitne tahrîk eyledün ey bâd n’eylersün

 

...

                                                              Naili

c.4- Taştir

Genellikle bir gazelin beyitlerinde mısralar arasına üç dize getirilerek oluşturulan nazım biçimidir.

Kafiye şeması "AaaaA/BbbbA/CcccA..." şeklindedir. 

 

Örnek:

Derdin nedir gönül sana bir halet olmasın

Bimar eden bu güne seni rahet olmasun

Bizden tesettür etme abes külfet olmasun

Bicâ tabibe varmağa hiç hacet olmasun

Sed elhazer ki sevdiğim ol âfet olmasun

                                                                        Nedim

c.5- Müseddes

 Bentleri altı mısradan oluşan nazım biçimidir.

 

 

 

c.6- Müsebba

 Bentleri yedi mısradan oluşan nazım biçimidir.

 

 

c.7- Müsemmen

 Bentleri sekiz mısradan oluşan nazım biçimidir.

 

c.8. Mütessa

 Bentleri dokuz mısradan oluşan nazım biçimidir.

 

c.9- Mu’aşşer

Bentleri on mısradan oluşan nazım biçimidir.

c.10-Terkib-i Bend

Çoğunlukla dini, tasavvufi, felsefi görüşlerin işlendiği bentlerden oluşan nazım biçimine denir.

 

  • Bent sayısı 5-10 arasında değişir.

  • gazel gibi uyaklanır.

  • Her bendin sonunda bir vasıta beyiti vardır. Vasıta beyti, her bendin sonunda değişir, bentten ayrı olarak kendi arasında uyaklanır.

  • Felsefi ve sosyal düşünceler, zamandan yakınmalar, mersiyeler bu biçimle yazılır.

  • Bağdatlı Ruhi ve Ziya Paşa bu alanda tanınmış şairlerdir.

 

Örnek:

Giryen kopar ey hace meger kim cigerinden

Kim çıktı ciger-parelerun çeşm-i terunden

 

Bin girye idersen seni ahir ayırurlar

Ferzend u zen u tantana-i sim u zerinden

 

Bu mulk-i fenaya ki ademden sefer itdun

Sudun nedür ancak any bilsen seferunden

 

Yok çıkmaga gonlün der-i dunya-yı deniden

Billahi di hoşnud mısın yohsa yirinden

 

Bu mezbeleden şöyle güzar eyleyigor kim

Bir zerre gubar irmeye ta rehgüzeründen

 

Sim ile zeri kendüne kat kat siper itdun

Merg okını geçmez mi sanursın siperünden

 

Akl adın anup kendüni teşvişe bırakma

Divane olup ref-i kalem kıl üzerinden

 

Ey hace eger kim sen isen akil ü dana

Şeydalıgı bin akla değişmez dil-i şeyda (vasıta beyti)

c.11- Terci-i Bent

Terkib-i bende bir çok benzeyen ancak ondan vasıta beyitinin değişmemesi ile ayrılan nazım biçimine denilir.

  • Daha çok Allah'ın varlığı, birliği, kâinatın sonsuzluğu gibi konular işlenir.

  • Her bent 4-10 beyitten oluşur.

  • 5-12 bentten oluşur.

  • Gazel gibi kafiyelenir.

  • Vasıta beyiti değişmez.

Örnek:

          Bu kârgâh-ı sun' aceb dershânedir
          Her nakş bir kitâb-ı ledünden nişânedir
        

          Gerdun bir âsiyâb-ı felâket-medârdır
          Gûyâ içinde âdem âvâre dânedir
        

          Mânend-i dîv beççelerin iltikam eder
          Köhne ribât-ı dehr aceb âşiyânedir
       

          Tahkik olunsa nakş-ı temâsil-i kâinât
          Yâ hâb ü yâ hayâl ü yâhud bir fesânedir
         

          Müncer olur umûr-ı cihân bir nihâyete
          Sayfın şitâya meyli, bahârın hazânedir
        

          Kesb-i yakîne âdem için yoktur ihtimâl
          Her i'tikad akla göre gâibânedir
     

          Yâ Rabb, nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâc
          İnsanın ihtiyâcı ki, bir lokma nânedir
     

          Yoktur siper bu kubbe-i firûze-fâmda
          Zerrât cümle tîr-i kazâya nişânedir
     

          Asl-ı murâd hükm-i ezel bulmadır vücûd
          Zâhirdeki sevâb u hatâ hep bahânedir
     

          Bir fâilin meâsiridir cümle hâdisât
          Ne iktizâ-yı çarh ü ne hükm-i zamânedir

          Sübhâne men tahayyere fî sun'ihi'l-ukûl
          Sübhâne men bikudretihî ya'cizü'l-fuhûl  (vasıta beyiti)


                             II. Bend  
          Encâm-ı bî-nihâye ile pürdür âsumân
          Nisbet olunsa zerre değildir bu hâkdân
       

          Bin şems-i tâbdâr ü hezâran meh-i münîr
          Yüz bin sevâbit ü nice seyyâre-i iyân
       

 

d.Tanzimat Sonrası Nazım Biçimleri

d.1- Terza-Rima

İtalyan şiirine ait bir nazım biçimidir.

Üçer dizeli bentlerden oluşur.

Uyak düzeni aba/ bcb/cdc/ ded ...

İlk olarak Teyfik Fikret tarafından Servet-i Fünun döneminde kullanılmıştır.( Şehrayin adlı şiir)

Bent sayısı belirsizdir.

Dante İlahi Komedya’yı terza-rima biçiminde yazmıştır.

d.2- Sone

İtalyan edebiyatından edebiyatımıza geçmiştir.

İki dörtlük ve iki üçlükten oluşan on dört dizelik bir nazım biçimidir.

Uyak düzeni abba / abba / ccd / ede biçimindedir.

d.3-Triyole

On mısralı bir nazım biçiminin adıdır.

Önce iki mısralı kısım, sonra dörder mısralı iki kısım gelir.

Uyak düzeni AB / aaaA / bbbB şeklindedir.

d.4. Balad

Batı edebiyatlarında konusunu heyecan verici ya da romantik hikâyelerden alan halk türkülerine, halk şiirlerine "balad" adı verilir.

  • Baladlar bentlerden oluşur.

  • Bent sayısı ve bentlerdeki mısra sayısı bakımından bir sınırlama yoktur.

  • Bent ve mısra sayısı şaire ve anlattığı konuya göre değişebilir.

  • Bu nazım biçimi Türk edebiyatında fazla kullanılmamıştır.

d.5-Serbest Müstezad

  • Hem hece hem de aruzun değişik kalıplarıyla yazılır.

  • Aynı şiirde farklı kalıplar kullanılabilir.

  • Kısa ve uzun dizeler düzenli ve düzensiz sıralanabilir.

  • Uyak düzeni şairin isteğine bağlıdır.

Çekiç camı kırar ama çeliği sertleştitir.

 TURKİYE

2016- dinledebiyat.com © Her hakkı saklıdır.

  • Instagram Social Icon
  • dinledebiyat
  • w-googleplus