PARAGRAF ANLAMI ÇIKMIŞ SORULAR-2

(Testin "dinledebiyat.com" adresini kaldırmamak kaydıyla pdf olarak  indirilip

çoğaltılmasında sakınca yoktur. Ancak herhangi bir yayın organında yayımlanması yasaktır.)

 

1. 1996-ÖYS 
Tanzimat edebiyatı sanatçılarının ne yaptıklarından çok, ne yapmak 
istedikleri önemlidir. Halk için yazmaya çalışmışlardır; ama halk kökenli 
değillerdir. Bir yandan divan edebiyatının estetik anlayışından zevk alır, 
öte yandan Batı edebiyatının ürünlerine yönelirler. Yetiştikleri ortam 
gereği eskiden kopamazlar; ama onu sürekli eleştirirler. Şiirlerinde aynı 
konuları eski biçimde işlerler. 

Bu parçanın bütününde Tanzimat edebiyat sanatçıları hangi açıdan 
eleştirilmektedir? 

A) Halkı gereği gibi tanımamaları 
B) Düşünceleri ile eylemlerinin birbirini tutmaması 
C) Eski anlatım biçimlerini sürdürmeleri 
D) Belirli konu kalıplarının dışına çıkmamaları 

E)Divan edebiyatına tutkun olmaları 

 


2. 1997 -ÖYS 

Soyut şiiri, ne kapalılıkla ne de anlamsız olmakla nitelendirebiliriz. 
Soyut şiir, olsa olsa, daha yazılmamış bir şiirdir. Ayrıca, yazılmış gibi 
görünüp de belli bir şiir düzeninde yer almamış, gelenekten kopuk, salt 
ozanını ilgilendiren her türlü şiir soyuttur. 

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin karşılığı olabilir? 

A) Günümüzde soyut şiirin başarılı örnekleri var mıdır? 
B) Soyut şiir kolay yazılan bir şiir midir? 
C) Soyut şiirde niçin alışılmış kalıpların dışına taşılır? 
D) Soyut şiir nasıl bir şiirdir? 

E)Soyut şiirin insandan kopuk oluşunu neye bağlıyorsunuz? 

 

 


3. 2000-OSS 

Lisede öğrenciyken, elli yaşında biri ölünce, eh zamanı gelmiş de ölmüş, 
diye düşünürdüm. Altmışında biri ölmüşse sanki ölümü biraz gecikmiş 
gibi gelirdi bana. Hele yetmişindekiler... Yalnızca yirmi, otuz yaşlarında 
ölenlere acırdım. Bu acımasızlığım, hainliğimden gelmiyordu; öyleyse 

neden? 

Bu parçanın son cümlesindeki sorunun yanıtı aşağıdakilerden hangisi 

olabilir? 

A) Ömre yönelik değerlendirmelerin yaşla birlikte değişmesinden 
B) Olgun insanın, kimsenin kötülüğünü istememesinden 
C) İnsanların giderek daha merhametli olmasından 
D) İnsanın, yaşlanınca doğruları yanlışlarından daha iyi ayırabilmesinden 

E)Yaşlandıkça düşünceleri değiştirmenin zorlaşmasından 

 

 


4. 2001 -ÖSS 

Bence resmin farklı bir sunuluşunun olması gerekiyor. Daha geniş 
çevrelerce izlenebilmesi için bugünkü koşulların düzeltilmesi, ayrıca 
daha sık sergiler açılması gibi öneriler geliyor aklıma. 

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir? 

A) Resim piyasasında çok yüksek ücretler söz konusu; bunun nedenini 
açıklayabilir misiniz? 
B) Sergilerde en iyi parçalar satılıyor; geriye kalanlar için nasıl bir 
değerlendirme yapabilirsiniz? 
C) Resimlerin, ilginç olduğu ölçüde izleyici topladığı söyleniyor; sizce bu 
doğru mudur? 

D) Bir ressamın başarılı olmasının ölçütü, resimlerinin çok satılması 
mıdır? 
E)Günümüzde, resimlerin yalnızca müze benzeri yerlerde 
sergilenmesini nasıl karşılıyorsunuz? 

 

 


5. 2001 -ÖSS 

Öykülerimdeki anlatıcıyı ben olarak düşünmeseniz iyi olur. Bir öyküdeki 
sevgili, ille de yazarın sevgilisi değildir. Elbette birkaç küçük yaşantıdan, 
yaşanmış, gerçek anlardan da yola çıkarak öyküler, romanlar 
yazılabiliyor; ama yazarın çizdiği görüntülerin ille de yaşanmış olması 
gerekmez. Önemli olan, okuru, bu görüntülerin gerçekliğine 
inandırması, onu bu görüntülerin içine çekmesidir. 

Bu parçaya göre, öykünün en önemli niteliği aşağıdakilerden 

hangisidir? 

A) Yazarın, başından geçenleri, başkalarının öyküsüymüş gibi anlatması 
B) Yaşanmış olaylardan bir seçme yapılarak bunların anlatılması 
C) Yazarın, yaşadıklarını değiştirerek vermesi 
D) Gerçek olayların, gerçek olmadığı izlenimi bırakacak biçimde 
yansıtılması 

E)Olayların, okuyucuda, yaşanmışlık duygusunu uyandıracak biçimde 
anlatılması 

 


6. 2002-ÖSS 

Bir yazarı, içinde yaşadığı "zaman" gibi, "mekân"ın da etkilediğine 
inanıyorum. Yazar, bu öğelerin ikisini de kendi merceğinden geçirdikten 
sonra yapıtına yansıtır. Ayrıca, yazarın yetişmesi, var olması, yalnızca 
içinde yaşadığı toplumla, coğrafyayla, kültürle ilgili bir sorun da değil. 
Yazarın, özellikle, okuyarak açıldığı dünyaların etkisiyle biçimlenmesi 
söz konusudur. 

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir? 

A) Yazarlar yapıtlarını oluştururken nelerin etkisinde kalmaktan 
kaçınmalıdır? 
B) Yazarın bir toplumdan etkilenmesi için, o toplumda hangi nitelikler 
bulunmalıdır? 
C) Okurlar, yazarların yapıtlarında yaşadıkları çevreyi yansıtmalarını 

beklerler mi? 

D) Kimi kentlerin, o kentte yaşayan yazarları etkilediği görüşünü nasıl 
değerlendiriyorsunuz? 

E)Yazarların, yaşadıklarını yazması, onları başarıya götürür mü? 

 


7. 2002-ÖSS 

Ünlü yazar, genç yazara mektubunda şöyle diyordu: "Doğa 
betimlemelerinizde gerçek sanatçılara özgü bir çaba içindesiniz. Ancak 
'deniz derin derin nefes alırken', 'ağaçlar hiç durmadan mırıldanırken' 
türünden betimlemeleriniz, anlatımı basmakalıplaştırıyor; bazen de 
anlaşılmaz durumlara sokuyor. Unutmamak gerekir ki, doğa 
betimlemelerinde güzellik, 'Güneş battı.', 'Yağmur başladı.' gibi 
cümlelerle elde edilir." 

Bu parçaya göre, ünlü yazar genç yazara aşağıdakilerden hangisini 
önermektedir? 

A) Ayrıntıları seçmede gözlemlerden yararlanmasını 
B) Birbirini çağrıştıran sözcükleri kullanmasını 
C) Anlatımda yalınlığa özen göstermesini 
D) Varlıkları eylem içinde vermesini 

E)Değişik anlatım biçimlerine yönelmesini 

​​

PARAGRAF ANLAMI ÇIKMIŞ SORULAR-2

(Testin "dinledebiyat.com" adresini kaldırmamak kaydıyla pdf olarak  indirilip

çoğaltılmasında sakınca yoktur. Ancak herhangi bir yayın organında yayımlanması yasaktır.)

 

1. 1996-ÖYS 
Tanzimat edebiyatı sanatçılarının ne yaptıklarından çok, ne yapmak 
istedikleri önemlidir. Halk için yazmaya çalışmışlardır; ama halk kökenli 
değillerdir. Bir yandan divan edebiyatının estetik anlayışından zevk alır, 
öte yandan Batı edebiyatının ürünlerine yönelirler. Yetiştikleri ortam 
gereği eskiden kopamazlar; ama onu sürekli eleştirirler. Şiirlerinde aynı 
konuları eski biçimde işlerler. 

Bu parçanın bütününde Tanzimat edebiyat sanatçıları hangi açıdan 
eleştirilmektedir? 

A) Halkı gereği gibi tanımamaları 
B) Düşünceleri ile eylemlerinin birbirini tutmaması 
C) Eski anlatım biçimlerini sürdürmeleri 
D) Belirli konu kalıplarının dışına çıkmamaları 

E)Divan edebiyatına tutkun olmaları 

 


2. 1997 -ÖYS 

Soyut şiiri, ne kapalılıkla ne de anlamsız olmakla nitelendirebiliriz. 
Soyut şiir, olsa olsa, daha yazılmamış bir şiirdir. Ayrıca, yazılmış gibi 
görünüp de belli bir şiir düzeninde yer almamış, gelenekten kopuk, salt 
ozanını ilgilendiren her türlü şiir soyuttur. 

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin karşılığı olabilir? 

A) Günümüzde soyut şiirin başarılı örnekleri var mıdır? 
B) Soyut şiir kolay yazılan bir şiir midir? 
C) Soyut şiirde niçin alışılmış kalıpların dışına taşılır? 
D) Soyut şiir nasıl bir şiirdir? 

E)Soyut şiirin insandan kopuk oluşunu neye bağlıyorsunuz? 

 

 


3. 2000-OSS 

Lisede öğrenciyken, elli yaşında biri ölünce, eh zamanı gelmiş de ölmüş, 
diye düşünürdüm. Altmışında biri ölmüşse sanki ölümü biraz gecikmiş 
gibi gelirdi bana. Hele yetmişindekiler... Yalnızca yirmi, otuz yaşlarında 
ölenlere acırdım. Bu acımasızlığım, hainliğimden gelmiyordu; öyleyse 

neden? 

Bu parçanın son cümlesindeki sorunun yanıtı aşağıdakilerden hangisi 

olabilir? 

A) Ömre yönelik değerlendirmelerin yaşla birlikte değişmesinden 
B) Olgun insanın, kimsenin kötülüğünü istememesinden 
C) İnsanların giderek daha merhametli olmasından 
D) İnsanın, yaşlanınca doğruları yanlışlarından daha iyi ayırabilmesinden 

E)Yaşlandıkça düşünceleri değiştirmenin zorlaşmasından 

 

 


4. 2001 -ÖSS 

Bence resmin farklı bir sunuluşunun olması gerekiyor. Daha geniş 
çevrelerce izlenebilmesi için bugünkü koşulların düzeltilmesi, ayrıca 
daha sık sergiler açılması gibi öneriler geliyor aklıma. 

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir? 

A) Resim piyasasında çok yüksek ücretler söz konusu; bunun nedenini 
açıklayabilir misiniz? 
B) Sergilerde en iyi parçalar satılıyor; geriye kalanlar için nasıl bir 
değerlendirme yapabilirsiniz? 
C) Resimlerin, ilginç olduğu ölçüde izleyici topladığı söyleniyor; sizce bu 
doğru mudur? 

D) Bir ressamın başarılı olmasının ölçütü, resimlerinin çok satılması 
mıdır? 
E)Günümüzde, resimlerin yalnızca müze benzeri yerlerde 
sergilenmesini nasıl karşılıyorsunuz? 

 

 


5. 2001 -ÖSS 

Öykülerimdeki anlatıcıyı ben olarak düşünmeseniz iyi olur. Bir öyküdeki 
sevgili, ille de yazarın sevgilisi değildir. Elbette birkaç küçük yaşantıdan, 
yaşanmış, gerçek anlardan da yola çıkarak öyküler, romanlar 
yazılabiliyor; ama yazarın çizdiği görüntülerin ille de yaşanmış olması 
gerekmez. Önemli olan, okuru, bu görüntülerin gerçekliğine 
inandırması, onu bu görüntülerin içine çekmesidir. 

Bu parçaya göre, öykünün en önemli niteliği aşağıdakilerden 

hangisidir? 

A) Yazarın, başından geçenleri, başkalarının öyküsüymüş gibi anlatması 
B) Yaşanmış olaylardan bir seçme yapılarak bunların anlatılması 
C) Yazarın, yaşadıklarını değiştirerek vermesi 
D) Gerçek olayların, gerçek olmadığı izlenimi bırakacak biçimde 
yansıtılması 

E)Olayların, okuyucuda, yaşanmışlık duygusunu uyandıracak biçimde 
anlatılması 

 


6. 2002-ÖSS 

Bir yazarı, içinde yaşadığı "zaman" gibi, "mekân"ın da etkilediğine 
inanıyorum. Yazar, bu öğelerin ikisini de kendi merceğinden geçirdikten 
sonra yapıtına yansıtır. Ayrıca, yazarın yetişmesi, var olması, yalnızca 
içinde yaşadığı toplumla, coğrafyayla, kültürle ilgili bir sorun da değil. 
Yazarın, özellikle, okuyarak açıldığı dünyaların etkisiyle biçimlenmesi 
söz konusudur. 

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir? 

A) Yazarlar yapıtlarını oluştururken nelerin etkisinde kalmaktan 
kaçınmalıdır? 
B) Yazarın bir toplumdan etkilenmesi için, o toplumda hangi nitelikler 
bulunmalıdır? 
C) Okurlar, yazarların yapıtlarında yaşadıkları çevreyi yansıtmalarını 

beklerler mi? 

D) Kimi kentlerin, o kentte yaşayan yazarları etkilediği görüşünü nasıl 
değerlendiriyorsunuz? 

E)Yazarların, yaşadıklarını yazması, onları başarıya götürür mü? 

 


7. 2002-ÖSS 

Ünlü yazar, genç yazara mektubunda şöyle diyordu: "Doğa 
betimlemelerinizde gerçek sanatçılara özgü bir çaba içindesiniz. Ancak 
'deniz derin derin nefes alırken', 'ağaçlar hiç durmadan mırıldanırken' 
türünden betimlemeleriniz, anlatımı basmakalıplaştırıyor; bazen de 
anlaşılmaz durumlara sokuyor. Unutmamak gerekir ki, doğa 
betimlemelerinde güzellik, 'Güneş battı.', 'Yağmur başladı.' gibi 
cümlelerle elde edilir." 

Bu parçaya göre, ünlü yazar genç yazara aşağıdakilerden hangisini 
önermektedir? 

A) Ayrıntıları seçmede gözlemlerden yararlanmasını 
B) Birbirini çağrıştıran sözcükleri kullanmasını 
C) Anlatımda yalınlığa özen göstermesini 
D) Varlıkları eylem içinde vermesini 

E)Değişik anlatım biçimlerine yönelmesini 

Çekiç camı kırar ama çeliği sertleştitir.

 TURKİYE

2016- dinledebiyat.com © Her hakkı saklıdır.

  • Instagram Social Icon
  • dinledebiyat
  • w-googleplus