TANZİMAT 2. DÖNEM

İKİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ (1876-1895)

  • Meclis-i Mebusan’ın Osmanlı- Rus savaşı bahanesi ile kapatılması ile başlayıp, Servet-i Fünun Edebiyatının başlangıcına kadar olan döneme denilir.

  • Sanat, sanat içindir, görüşü benimsenmiştir.Dil oldukça ağırdır

  • İstibdat yönetiminin kendisini hissettirmeye başlaması ile toplumsal konular bireysel konulara dönüş başlamıştır.

  • Tiyatro eserleri daha çok oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır.

  • Şiirde aruz ölçüsü kullanılmaya devam edilmiş, yeni nazım biçimleri denenmiştir.

  • Şiirde konu genişlemesi yaşanmıştır. “Güzel olan her şey şiirin konusu olabilir.” Düşüncesine bağlı olarak aşk, felsefe, doğa gibi konular işlenmiştir.

  • Realizm akımının etkisiyle roman ve hikayede  gözleme önem verilmiş, olay ve kişiler daha gerçekçi anlayışla anlatılmıştır. Roman tekniği geliştirilmiştir.

  • Aruz ölçüsü kullanılmasına rağmen divan edebiyatı nazım biçimlerinin terk edilmeye başlandığı bu dönemde Muallim Naci Divan Edebiyatını savunmaya devam etmiştir.

  • Tanzimat'ın ikinci kuşak sanatçıları: Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Muallim Naci, Direktör Ali Bey ve Ahmet Cevdet Paşa'dır.

  • Realizm ve naturalizm akımları bu döneme damgasını vurmuşlardır. Ancak romantizm Abdulhak Hamit ile varlığını sürdürmeye devam etmektedir.

  • Bireysel konulara geçiş ve yasaklar gazeteciliği işlevsiz hale getirdiğinden gazetecilik önemini yitirmiştir.

  • Roman, hikaye,tiyatro,eleştiri gibi nesir türünde yazılan eserler şiire göre daha sadedir.

  • Roman ve hikayelerde daha çok yanlış Batılılaşma, kölelik, caiyelik gibi konular işlenmiştir.

 

RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847- 1914)

 

  • İstanbul doğumludur. İyi bir eğitim almıştır. Arapça ve Farsça bilmektedir.

  • Eski edebiyata karşı yeni savunanların üstadı konumundadır. Tevfik Fikret'in akıl hocası hem de Galatasaray Lisesi’nden hocasıdır.

  • Muallim Naci ile uzun yıllar süren "eski-yeni" kavgasında yeniyi savunmuştur.

  • "Sanat sanat içindir ve kafiye kulak içindir." görüşünü benimsemiştir.

  • Oğullarının ölümünün üzüntüsü onu bireysel konularda eser vermeye itmiştir.

  • "Her güzel şey şiirin konusudur." diyerek şiirin konu zenginliğine katkı yapmıştır.

  • Birkaç şiir denemesinde heceyi kullanması dışında hep aruzu kullanmıştır.

  • Şiirde romantizm, roman ve hikayelrde realizm, tiyatroda ise klasizm akımının etkileri görülür.

  • İlk realist roman olan Araba Sevdası’nı yazmıştır.

Tiyatroları: Afife Anjelik, Çok Bilen Çok Yanılır, Vuslat (Süreksiz Sevinç)

Şiirleri: Zemzeme, Nağme-i Seher, Tefekkür, Yadigâr-ı Şebap

Romanları: Araba Sevdası,

Hikaye: Muhsin Bey, Şemsa

İnceleme: Talim-i Edebiyat adlı eseri onun edebiyata dair görüşleri içeren en önemli eseridir. Takdir-i Elhan         

​​

ABDÜLHAK HAMİT TARHAN ( 1852-1937)

  • İstanbul doğumludur.

  • Babası Hayrullah Efendi Türk Edebiyatının ilk dram denemesini yazmıştır.( Hikaye-i İbarhim Paşa ve İbrahim –i Gülşeni)

  • Bir çok devlet kademesinde görev yaptı.

  • Divan Edebiyatına karşı olan şair , Batılılaşma hareketinin asıl öncüsü olarak kabul gördüğü için kendisine" şairi azam" (büyük şair) denilmiştir.

  • Batılı şiir biçimlerini ilk kez edebiyatımızda deneyen kişidir.

  • Romantizmin etkisindedir, metafizik konuları, ölüm, aşk gibi temalar içeren eserler vermiştir.

  • Hayatı boyunca sadece şşir ve tiyatro yazmıştır.

  • Tiyatroları genel olarak oynanmaya müsait olmayan okunmak için yazılmış tiyatrolardır.

  • Dili ağırdır, hece ile birkaç denemesi dışında aruzu kullanmayı tercih etmiştir.

  • Türk Edebiyatındaki kafiyesiz ik şiir olan “Validem” şiirini, İlk pastoral şiir olan “Sahra”yı yazmıştır.

  • Tiyatroları nazım-nesir karışık yazmayı tercih etmiştir.

  • Aruz ölçüsü kullanılarak yazılan ilk tiyatro eseri olan “Eşber” adlı tiyatrosu dışında, hece kullanılaraka yazılan ilk tiyatro olan “Nesteren”i de kendisi yazmıştır.

  • Romantizm akımından etkilenmiştir.

Şiirleri: 

Ölü, Hacle, Bunlar Odur, Garam, Divaneliklerim yahut Belde, Makber, Sahra, Validem,  Yadigâr-ı Harp, Bâlâdan Bir Ses, İlham-ı Vatan, Kahpe yahut Bir Sefilenin Hasbihali.

Tiyatroları:

 Heceyle Yazılanlar: Nesteren, Liberte, Hakan, Cünun-ı Aşk

Aruzla Yazılanlar: Sardanapal, Turhan, Kanuni’nin Vicdan Azabı, Eşber, Nazife, Abdullahü’s-Sagir, İlhan, Yabancı Dostlar, Arziler, Ruhlar, Tayflar Geçidi, Tezer

Nazım-nesir karışık: Finten, Yadigâr-ı Harp Duhter-i Hindu, Tarık, İbn-i Musa, Zeynep,

Mensur: Sabr u Sebat, İçli Kız, Mecara-yı Aşk,

​​

 

MUALLİM NACİ (1850-1893)

  • Asıl adı Ömer’dir, İstanbul doğumludur.

  • Eski tarzda medrese eğitimi almıştır.

  • Birçok yerde katiplik yaptıktan sonra İstanbul’a geldi.

  • Galatasaray Lisesi’nde edebiyat dersleri verdi.

  • Ahmet Mithat’ın damadıdır. Onun gazetesi olan Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmıştır.

  • Eski edebiyatı savunanların lideri konumundadır. Recaizade Mahmut Ekrem'le eski- yeni kavgasında eski'yi savunmuştur.

  • Aslında Muallim Nai Batı’yı tümden reddetmemektedir. Sadece tümüyle Batıyı taklit etmeye karşıdır.

  • Batılı tarzda şiirler de yazmıştır.Aruzla gazelleri ve heceyle şiirlri vardır.

  • Türk Edebiyatında ilk kez köyden bahsedilen şiiri “ Köylü Kızların Şarkısı” şiirinii yazmıştır.

  • Dili ağırdır ;ancak başarılıdır.

  • Recaizade’nin “Zemzeme” adlı yapıtındaki görüşleri “Demdeme” adlı eseri ile eleştirmiştir.

  • Recaizade’nin “kulak için kafiye” anlayışına “ göz için kafiye” anlayışı ile karşı çıkmıştır.

Şiir Kitapları

Ateş-pâre, Şerâre, Füruzân, Sünbüle, Yadigâr-ı Nâci, Terkîb-i Bend ,Mirât-ı Bedâyî ,Manzum Destanlar

Gazi Ertuğrul Bey, Musa Bin Ebu’l Gazan yahut Hamiyyet

 

Roman

Mehmed Muzaffer Mecmuası

 

Tiyatro

Heder, Mektup , Yazmış Bulundum, İntikad, Muhaberât ve Muhaverât

 

Anı

Ömer’in Çocukluğu

 

Eleştiri

Demdeme

 

Dil Çalışmaları

Lügat-i Nacî Kamus-i Osmanî

Edebiyat-İnceleme Araştırma

lstılahât-ı Edebîyye

 

NABİZADE NAZIM (1862-1893)

 

  • İstanbul doğumludur. Asıl adı Ahmet Nazım’dır.

  • Asker bir santaçıdır. Erkan-ı Harbiyeden yüzbaşı rütbesiyle mezun olmuştur.

  • Edebiyata şiirle başlayan şiirlerini “Heves Ettim”adıyla bir araya toplamıştır.

  • Asıl ününü roman ve hikayeleriyle sağlamıştır.

  • Realizm, natüralizm'in öncülerindendir.

  • İlk psikolojik roman denemesi Zehra'yı, ilk köy romanı Karabibik’i yazmıştır.

 

Eserleri:

Roman: Karabibik, Zehra

Öykü: Yadigârlarım, Haspa, Hala Güzel, Sevda, Zavallı Kız, Bir Hatıra

Şiir: Heves Ettim

​​

 

SAMİPAŞAZADE SEZAİ (1860 – 1936 )

 

  • İstanbul doğumludur. Babası Osmanlı'nın ilk maarif nazırı yani Milli Eğitim Bakanı Abdurrahman Sami Paşa’dır.

  • İyi bir Eğitim aldı. Elçilik katipliği yaptı. İngiliz ve Fransız Edebiyatını yakından tanıdı.

  • Roman ve öykülerinde realizmin, şiirlerinde romantizmin etkisi görülür.

  • Roman ve öykülerinde halkın içindeki kahramanları kendi dilleri, çevreleri ve günlük yaşamlarıyla yansıtmıştır.

  • Öykülerindeki teknik, romanlarındaki teknikten güçlüdür.Gözleme önem vermiştir.

  • Betimlemelerde ağır bir dil, konuşma bölümlerinde sade ve doğal bir dil kullanmıştır.

  • Sanat için sanat anlayışını benimsemiştir.

  • Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk öykü (Küçük Şeyler) örneklerini yazmıştır.

  • “Jack” adlı romanı Türkçeye çevirmiştir.

 

Eserleri

Tiyatro: Şîr

Düzyazı: Rümuzul Edep, İclal

Hikâye: Küçük Şeyler (Batılı anlamda ilk öykü örneklerini içerir. Eserdeki bazı hikâyeler çeviridir.)

Roman: Sergüzeşt

Çeviri: Jack

Çekiç camı kırar ama çeliği sertleştitir.

 TURKİYE

2016- dinledebiyat.com © Her hakkı saklıdır.

  • Instagram Social Icon
  • dinledebiyat
  • w-googleplus